Yolsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yolsuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2014 Salı

Yolsuzluk fezlekeleri komisyona açıldı

4 eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, savcılık tarafından gönderilen dosyaları komisyon üyelerinin inceleyebileceğini söyledi.

4 eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü, savcılık tarafından gönderilen dosyaları komisyon üyelerinin inceleyebileceğini söyledi.

ANKARA- Hakkı Köylü, Meclis kulisinde gazetecilere yaptığı açıklamada, 4 eski bakan Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Soruşturma Komisyonu’na gelen fezleke dosyalarını komisyon üyelerinin inceleyebileceğini belirtti.

Soruşturma Komisyonu daha önce pusula dizini olmadığı için söz konusu fezlekeleri savcılığa iade etmişti. Savcılıkta dizin pusulalarını yeniden yazarak fezleke dosyalarını komisyona gönderdi. Bunun üzerine Köylü, komisyon üyelerine belgelerin açılması ile ilgili olarak bir yazı yazdığını belirterek, “Komisyon üyeleri bu belgeleri inceleyebilecekler” dedi.

Yazıda; belgelerin dışarıya çıkarmamaları gerektiği, üyeler belgeleri incelerken, görüntü ya da bir suretinin kesinlikle alınmaması uyarısı yapıldı. Bu gerekçelerle üyelerin belgeleri inceleyebileceklerini belirten Komisyon Başkanı Hakkı Köylü, “11 klasör iade edildi, 11 klasör geldi. Dizin pusulası olmadığı için gönderdik. Şimdi dizin pusulası hazırlanarak gönderildi. İade edilen de gönderilen de aynı belgeler” diye konuştu. Köylü komisyonun Ekim ayında çalışmalarına başlayacağını da kaydetti. (ANKA)

Kaynak muhalifgazete

6 Eylül 2014 Cumartesi

"Başbakanımızın kesin talimatı var"

Kapatılan 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması ek klasörlerinde yer alan yasal dinleme kayıtları, İstanbul’un ormanlarının soruşturma şüphelilerinin bir pazarlığını ortaya çıkardı. Soruşturma şüphelileri Cengiz Aktürk ve Abdulkerim Çay arasında geçen telefon görüşmesinin konusu, Tuzla’da yer alan bir alışveriş merkezinin hemen karşısındaki 300 hektarlık (yaklaşık 300 milyon dolarlık arazi) askeriyeye ait ormanlık alan.
Cumhuriyet'ten Canan Coşkun'un haberine göre konuşmada, Tuzla’da yer alan ormanlık araziye Ali Dirik isimli kişinin İmam Hatipler Derneği olarak talip olmasını kabul etmeyen Çay ve Aktürk, Dirik’in “kolpacı” olduğunu, araziye mutlaka kendilerinin talip olması gerektiğini söylüyorlar. Ancak Çay ve Aktürk ormanlık alana TÜRGEV adına mı, İlim Yayma Cemiyeti adına mı yoksa Kartal İmam Hatip Mezunları adına mı başvuracaklarına bir türlü karar veremiyorlar. Cengiz Aktürk’ün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da gizli ortağı olduğu iddia edilen Bosphorus 360 şirketinin adını anarak “Ya biz 360 olarak olmaz şimdi” demesi de dikkat çekiyor.
Telefon görüşmesi, Bosphorus 360’ın ortaklarından olduğu iddia edilen Cengiz Aktürk ve Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansından Kalkınma Ajanslarıyla İşbirliği Daire Başkanı Abdülkerim Çay arasında 29 Mayıs 2013’te 16.38’de geçiyor. 6 dakika 37 saniye süren görüşme boyunca, Tuzla’da TSK’nin kullanımında olan 300 hektarlık ormanlık alana hangi vakıf veya dernek adına başvurmaları tartışılıyor. Geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı, askeri alanların şehir dışına taşınması için çalışma başlatmıştı. Hazine’ye ait olan ve yıllardır TSK’nin kullandığı ormanlık alanların da bu kapsamda yapılaşmaya açılması gündeme gelmişti.
Cumhuriyet'te yer alan haber şöyle:
KİM BU ALİ DİRİK?
Konuşmalara göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda danışmanlık yaptığı iddia edilen Ali Dirikadlı kişi, Orman Bölge Müdürlüğü’ne “Başbakanımızın kesin talimatı var” diyerek Viaportalışveriş merkezinin karşısındaki 300 hektarlık orman arazisinin İmam Hatipler Derneği olarak kendisine tahsis edilmesini istiyor. Tapelere göre Ali Dirik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yazdığı dilekçeyi Başbakanlığa veriyor. Dirik ardından bu dilekçeyle Orman Bölge Müdürlüğü’ne gidiyor ancak konuşmalara göre dilekçenin altındaki arazinin tahsis edilmesi istenen kurum Amasyalılar Vakfı olarak değiştiriliyor. Çay ve Aktürk, konuşmada, bu durumun bir oyun olduğunu, Dirik’in burayı mesire olarak kiraladıktan sonra “her şey” yapacağını belirtiyor.
‘VERİYORSA BİZE VERSİN’
Ormanlık alanın ilçede değerli olduğunu belirten Çay, “Abi veriyorsa bize versin yani” diyerek ormanlık alanla ilk talebini ortaya koyuyor. Çay, ardından durumun Başbakan’ın iznine tabi olup olmadığını soruyor. Aktürk, araziye talip olan diğer kişilerin askeriyeden bazı astsubaylara rüşvet verebileceğini kaydederek, Dirik’in araştırılması ve gerekirse Orman Bölge Müdürü ile konuşulması gerektiğini söylüyor. Çay, Aktürk’e “Biz talip olalım oraya” diyerek ikinci kez isteğini belirtiyor, Aktürk de, “Ne olarak TÜRGEV olarak” diyor. Mesire yeri olarak talip olmalarını belirten Çay’a Aktürk’ün yanıtı ise“Ya biz 360 olarak olmaz şimdi” oluyor. Bunun üzerine Aktürk, İlim Yayma Cemiyeti olarak başvurma fikrini dile getiriyor, Çay da karşılık olarak, Kartal’daki İmam Hatip Mezunları Mensupları Derneği olarak başvurma teklifini getiriyor.
TAHSİS HENÜZ GERÇEKLEŞMEDİ
Konuyla ilgili konuşmak istediğimiz Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği yetkilisi Mükerrem Altuntaş, iddiaya ilişkin, “Böyle bir durum yok. Bu uydurmalar ahlaklı bir durum değil. Olmayan şeylerin söylenmesi doğru değil. Daha fazla konuşmayacağım. Telefonu kapatıyorum” diyerek sorularımızı geçiştirdi. Amasyalılar Vakfı yetkilileri ise sorularımızı yönetim kurulu üyeleri tatilde olduğu gerekçesiyle yanıtlamadı. İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nden edindiğimiz bilgiye göre ise söz konusu arazinin tahsisi henüz gerçekleştirilmedi. Ancak tahsis için kimlerin talepte bulunduğu konusunda bilgi verilmedi.
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği Yönetim Kurulu’nda ise şu isimler yer alıyor:
Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Bayraktutar, Genel Sekreter - Organizasyon ve Tanıtım Komitesi Başkanı Ömer Faruk Sarımermer, Kariyer Komisyonu Başkanı Ebubekir Akgül, Lise Komisyonu Başkanı Ertuğrul Aktan, İmam-Hatip Komisyonu BaşkanıSalih Eğridere, İmam-Hatip Komisyonu Üyeleri Meryem Alanoğlu ile Esra Kılavuz Eser, Kariyer Komisyonu Üyesi Yasemin Darbaz Karaca ve Kaynak Geliştirme Komisyonu Üyesi A. Burak Dağlıoğlu
YÖNETİM KURULUNDA TANIDIK İSİM
Konuşma kaydında ismi geçen İlim Yayma Cemiyeti’nin yönetim kurulunda ise tanıdık bir isim göze çarpıyor. Cemiyetin Başkanı Yusuf Tülün. Yönetim kurulu asil üyeleri arasında ise 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması şüphelilerinden Fatih Saraç göze çarpıyor. 15 kişilik yönetim kurulu asil üyelerinin isimleri ise şöyle:
Yusuf Tülün, Fatih Saraç, İsrafil Kışla, İsmail Gerçek, Sami Erdem, Akif Gürdoğan, Hızır Tutan, Sıddık Eraslan, Ahmet Samet Yapar, Akif Çolak, Erdoğan Çakır, Hızır Murat Köse, İbrahim Solmaz, Osman Kaan ve Zeynep Önal
METREKARESİ 100 DOLAR
Emlakçılar, Tuzla’daki söz konusu arazinin çok değerli olduğunu metrakare fiyatının 100 doları bulacağını belirttiler. Kiraya verilmesi durumunda ise metrekarenin 10 dolar olacağını kaydettiler.  
Kaynak Odatv.com

5 Eylül 2014 Cuma

Yolsuzlukla anılan bakanlar bu defa kurtulamayacak!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dört eski bakanla ilgili fezlekeleri, dizi pusulalarını da ekleyerek TBMM'ye yeniden gönderdi.
Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ile eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Soruşturma Komisyonu, fezlekelerinyer aldığı klasörleri içindeki eklerle birlikte, dizi pusulasına bağlanarak gönderilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 14 Temmuz tarihinde iade etmişti.

Başsavcılık, dizi pusulalarını ekleyerek 11 klasördosyayı TBMM Başkanlığı'na gönderdi. Dosyalar, kurye ile dört eski bakanla İlgili Meclis Soruşturma Komisyonu'na elden teslim etti.

Soruşturma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, "Dizi pusulaları geldi, ne yapacaksınız?" sorusu üzerine, "Ne yapacağız ki şu arada yapabileceğimiz bir zaman yok. 1 Ekim'e kadar toplantı yapamayız ama inceleyebiliriz, ben inceleyeceğim" dedi.

"Komisyonun muhalefet üyelerinin, toplantı yapılması için komisyona başvuru yaptığının"anımsatılması üzerine Köylü, "Ben onlara o zaman cevap verdim" dedi. Köylü, "Muhalefet dosyaları görmek isterse" sözlerine, "1 Ekim'den önce görebilir ama toplantıyı 1 Ekim'den sonra yapabiliriz. Ekim ayının ilk haftasında da yapabiliriz toplantıyı" yanıtını verdi.

Kaynak ulusalpost

4 Eylül 2014 Perşembe

Cemaat'ten 17 Aralık'a kadar "yolsuzluk" lafını duymadım

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 62. Hükümetin Programına ilişkin yapılan eleştirilere cevapladı. Paralel yapıya yönelik olarak değerlendirmelerde bulunan Arınç, “Doğrudur yaptım ve sahip çıkarım. Ben bu sözleri siz çok öncelerde de söyledim. Bu harekete ne derseniz deyin, hizmet hareketi, eğitim gönüllüleri ne derseniz deyin. Biz buna inanmıştık. Yurt dışında yaptıkları takdir ettik. Bir şeyler oldu. Ne oldu? Biz onları bir siyasi bir organizasyon olarak görmedik. Bizim gözümüzü açan, 17 Aralık gününe kadar ben bunlardan birinden yolsuzluk lafı duymadım. Ne oldu da o gün bir anda ortaya serpildi”dedi. 
TBMM’ Genel Kurulu’nda yapılan hükümet programı görüşmelerinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümet adına eleştirilere cevap verdi. 
İlk olarak eleştiri yapan tüm siyasi parti temsilcilerine teşekkür eden Arınç,“Hepsine saygı duyuyorum, eleştirilerini dikkate alıyorum” diyerek şöyle devam etti: 
“Sayın Kılıçdaroğlu'na bir televizyonda yaptığı açıklamada 'Yeni kurulmuş bir hükümete ilişkin eleştiride bulunmak mümkün değil' teşekkür ederiz. Yeni hükümete ve Başbakan'a en azından bir avans vermek önemlidir. Sayın Başbakanımız bugün önemli işleri olmasına rağmen 'Benim için Meclis önemli' diyerek çıktı geldi. Sayın Kılıçdaroğlu'nun kurultay nedeniyle burda olmamasını eleştiri konusu yapmamak lazım. Biz meclisimize her zaman saygı duyacağız. Ak parti iktidarları devam ediyor. Bu Ak partinin 5.hükümetidir. 61.hükümetin devamıdır. Doğrudur. Başbakan değişmiş ve yeni bir güvenoyu gereği vardır. Bazı arkadaşlarımız seçime kadar yani 8 aylık hükümet olacak bir hükümet değildir. 2015 seçimlerini kazanacak ve devam edecek bir hükümettir. 2019'a kadar bu programların devamının yapılacağını bir hükümettir. 
Paralel yapı, reeldir, bir gerçektir. Benim yaptığım bir görüşmeyi CHP'li Güneş hatırlattı. Doğrudur yaptım ve sahip çıkarım. Ben bu sözleri siz çok öncelerde de söyledim. Bu harekete ne derseniz deyin, hizmet hareketi, eğitim gönüllüleri ne derseniz deyin. Biz buna inanmıştık. Yurt dışında yaptıkları takdir ettik. Bir şeyler oldu. Ne oldu? Biz onları bir siyasi bir organizasyon olarak görmedik. Bizim gözümüzü açan, 17 Aralık gününe kadar ben bunlardan birinden yolsuzluk lafı duymadım. Ne oldu da o gün bir anda ortaya serpildi. 
Diyelim ki o güne kadar sustular da o gün zamanı geldi. Arkadaşlar niye bunun siyasi operasyon olduğunu kabul etmiyorsunuz? Ben sizin köşe bucak kaçtığınız insanlarla beraberdim ben. Yolsuzlukların peşinde olmak, namuslu insanların görevidir. 
12 yıllık iktidar olan bir hükümetin katrilyonluk bütçeleri yönetmiş bir hükümetin bu güne kadar niye sessiz kaldın kardeşim. Bu işlerin yani bakanlar hakkında yapılacak işlemler bellidir. Daha önceleri de oldu. Meclis soruşturması talep etmeden, bunlar suçludur diye peşin hükümlü olmak yanlıştır. Bu komisyona üye seçilirken geciktirme yoktur. O isimlere yönelik yorum yapmayanlardan olması gerekiyor. Bu iş Anayasa'yı fırlatmakla olmuyor. Anayasayı uygulamakla oluyor.” 
“BUNA İZİN VERİLİRSE AK PARTİ'DE CHP'DE MHP'DE KALMAZ” 
Bugün yapılan operasyonların sadece “Yaptığımız iş şu, devlet otoritesinin içinde halkın iradesinin önüne geçmeye çalışan varsa buna müsaade edemeyiz” diyen Arınç, “Biz bir hukuk devletiysek. Bizim mahkememiz, polisimiz bellidir. Bunun ikincisine, üçüncüsüne gerek yoktur. Buna izin verilirse AK Parti'de CHP'de MHP'de kalmaz” dedi. 
Başbakan Arınç, şöyle devam etti: 
“Bakın arkadaşlar emniyet içinde, küçük bir topluluk amirlerinin değil, imamlarının emirlerini gerçekleştirmek için başka kurumlarla işbirliği yapıyorsa, buna izin vermeyiz. Yine yargı içinde de abilerinin talimatıyla hareket eden varsa, buna müsaade etmeyiz. Her mesleğin içinde görevini kötüye kullananlar olabilir. Gözaltıların tümünün yasal dayanağı vardır. 
Ben bu kitlenin içinde en az 2 milyon insanın hayır işlerinde bulunarak masum olduğuna inanıyorum. Okullara, öğretmenlere yardım için, öğrenciler sokakta kalmasın diye mücadele eden insanlara selam olsun. Onlarla hiçbir işimiz yok. Ama yeni hükümet tanzim etmeye çalışan, devlet içinde devlet olmaya çalışanlarla mücadele edeceğiz. Bunu da herkes bilsin. 
Bu partinin içinde 2 tane Cumhurbaşkanı çıktı. Tebrik ediyoruz. 12 yıllık iktidara rağmen yıpranmadan başarıyla yüzde 52 ile halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı çıkardık. Tebrik ediyorum. Geçmişte seçilen Cumhurbaşkanlarının ardından partisine işaret ettiler. Bizde öyle olmayacak. İsmi geçen arkadaşlarınız içinde bende vardım. Hangimizden bir şey duydunuz. İşte Ak parti böyledir. Biz böyle partiyiz. 10’u da seçildi Cumhurbaşkanı. 15.de resmen açıklandı YSK tarafından. Biz hukuka baktık hemen. Ama siz bakmadınız, boşuna bir sürü yere başvurdunuz. Ama gereksiz işler yaptınız. Biz Cumhurbaşkanlığı seçim kanunu var ve uygulandı. Orda çok açık şekilde şöyle. Ant içer ve göreve başlar. Hem genel başkan, hem başbakan hem cumhurbaşkanı. Ne yapalım yani Anayasa böyle diyor. Akıl var, mantık var, her yerde var. Ama sende ne kadar var sayın Genç, onu bilemedim. 
Bu çözüm süreci önemli. CHP'li arkadaşlar Meclisin haberi yok dedi. 10 Temmuz'da kanun geçti. Arkadaşlar oturuma katılan arkadaşlar bile evet oyu vermiş. Bu sürece devam edeceğiz, ve her zaman Mecliste beraber yapılacaktır.”
Kaynak Odatv.com