11 Eylül 2014 Perşembe

Türkiye'den flaş IŞİD kararı! Türkiye IŞİD'e karşı...


Türkiye, IŞİD sorunu ile ilgili kararını aldı. Türkiye IŞİD'e karşı 'çekirdek güç'te yer almayacak.

Yeni Şafak gazetesi, dün Başbakan Davutoğlu başkanlığında toplanan güvenlikzirvesinde, 'Türkiye'nin harekata kesinlikle katılmaması' kararı alındığını yazdı.
ABD, Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) tehdidine karşı eylem planını bizzat Başkan Obama aracılığıyla açıklarken Irak ve Suriye'de daha kapsamlı bir operasyon hazırlığında olduğunu da ilan etti. ABD’nin daha yoğun hava saldırıları yapmayı karadan ise Irak ordusu, Peşmerge güçleri ve bazı ‘ılımlı’ Suriyeli muhaliflerle birlikte Türkiye ’den de askeri bir rol beklentisi içinde olduğu zaman zaman öne sürülmüştü. ‘IŞİD ile Mücadele planı’nın bizzat ABD Başkanı Obama tarafından açıklandığı gün Türkiye’deki siyaset ve güvenlikkulislerinde de aynı konu tartışılıyor. Hükümete kaynaklarına yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesinin bugünkü manşet haberi ise Davutoğlu hükümetinin bu konuda izleyeceği yol hakkında bilgi veriyor.

Yeni Şafak’ın bugün “Türkiye oyuna gelmez” başlığıyla manşetine taşıdığı habere göre, dün Ankara ’da ‘olası IŞİD operasyonu' gündemiyle toplanan ‘Ulusal Güvenlik Mekanizması' toplantısında, IŞİD'e karşı 'Çekirdek Koalisyon'dan uzak durma kararı alındı. İlhan Toprak imzalı habere göre toplantıda ‘bir kara ve hava harekatına kesinlikle katılmama’ ve 'pasif destek' fikri öne çıktı.

Haberden bazı bölümler şöyle:

“Önceki gün kuvvet komutanlarını Merkez Bina'da toplayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün de daha geniş katılımlı bir 'güvenlik zirvesi' düzenledi. 'Ulusal Güvenlik Mekanizması' adını taşıyan zirvede IŞİD operasyonu ve hâlâ örgütün elinde bulunan 49 Türk diplomatın durumu masaya yatırıldı.
Toplantıda Türkiye'nin IŞİD'e karşı bir kara harekatına destek vermesini de içeren 'Çekirdek Koalisyon' konusuna sıcak bakılmazken, Irak ve Suriye'de baş gösteren karışıklıklara dikkat çekildi. IŞİD'in Suriye'deki 'Esed rejiminin bir sonucu olduğu' hususu kalın çizgilerle çizilirken, Türkiye'nin müttefik koalisyonda 'pasif görev' alması fikri benimsendi. Zirvede, Türkiye'nin bu aşamada herhangi bir askeri operasyonda (kara ve hava) yer almasının mümkün olmayacağı kararı alındı. Ankara'nın operasyona aktif destek vermesi halinde rehin durumdaki diplomatların hayatlarının riske girebileceği de değerlendiriliyor.”

Başbakanlık’ta dün, Başbakan Davutoğlu başkanlığında düzenlenen toplantıya, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulisi Akar, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Başbakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan katılmış, toplantı yaklaşık 3 saat sürmüştü.


Kaynak ulusalpost

Fuatavni'den şok iddia: IŞİD militanları İstanbul'da mı?

Hükümetin korkulu rüyası ve Twitter fenomeni Fuatavni yine bomba açıklamalarda bulundu. Fuatavni, “IŞİD konusunda gerekeni yapamamasının nedeni rehineler değil. İstanbul’da yerleşik olan ve ne yapacağı kestirilemeyen IŞİD’çiler…” dedi.

Twitter’da yazdıklarıyla çok konuşulan Fuat Avni gecegeç saatlerde attığı tweetlerde IŞİD hakkında çarpıcı iddialarda bulundu. Saat 23:10’dan sonra Twitter’daki hesabından seri tweetler yayınlayan internet fenomeni Fuat Avni “IŞİD konusunda gerekeni yapamamasının nedeni rehineler değil. İstanbul’da yerleşik olan ve ne yapacağı kestirilemeyen IŞİD’çiler…” dedi.1.Tiran’ın, IŞİD konusunda gerekeni yapamamasının nedeni rehineler değil. İstanbul’da yerleşik olan ve ne yapacağı kestirilemeyen IŞİD’çiler2. Paralel Yapı bahanesiyle dağıtılan emniyet mensuplarının çoğu IŞİD destekçilerini adım adım izlemiş kayda almıştı. Hazırlıklar çöpe gitti
3. IŞİD ve El-Kaidevari örgütlerin İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde hücresel yapıya büründüğü rapor edildi ama dikkate alınmadı.
4. O dönem Esed’i devirmeyi düşünen Tiran ve aveneleri İstanbul’da yapılanan bu grupların Suriye’deki merkezine mühimmat gönderiyordu.
5. Esed’in, irili ufaklı bir çok muhalifine gönderilen silahın, Türkiye’yi dinleyen büyük devletler tarafından kayda alındığı ortaya çıktı.
6. Tiran’ın, CB olmasını bekleyen devletler, dinlemeleri gündeme getirerek Tiran’ı ‘Ne dersek yapacaksın kıvamına’ getirdiler.
7. Çözüm Süreci gibi IŞİD’e destek konusunda da TSK’yı doğru düzgün bilgilendirmeyen ve Mİt maharetiyle aldatan Tiran, şimdi çıkmaza girdi.
8. ABD ve diğer müttefiklerin IŞİD konusunda destek bekledikleri Tiran, kendini halife gördüğünden beslediği grupları kime nasıl anlatsın.
9. IŞİD’in kullandığı silahların Türkiye’ye ait olması bir yana İstanbul’un göbeğinde yapılacak kanlı eylemlerde de bu silahlar çıkabilir.
10. ‘IŞİD’in Türkiye’deki militanları kontrol altında’ diyen Fidan, bir kaç aydır ‘Hücre yapılarını çözemedik ve izlerini kaybettik’ diyor.
11. Tiran’ın, kendini dünya lideri ve İslam Halifesi görmesi sonucu attığı adımlar, ülkeyi ağır ağır kaosa sürüklüyor. Çıkmaza girildi.
12. Tiran, Zirve’de eline tutuşturulan dosyalarla dönüp toplantı üstüne toplantı yapsa da işin içinden çıkılamıyor. Herkes gergin ve çaresiz

Kaynak ulusalpost

Asansör faciasının soruşturmasını bakın kim yapacak!

10 işçinin yaşamını yitirdiği asansör faciasıyla ilgili skandallara bir yenisi daha eklendi.

Başbakan Erdoğan'ın imam hatip yıllarından arkadaşı olan Aziz Torun'un şirketinde meydana gelen iş cinayetini, Bilal Erdoğan'ın arkadaşının soruşturacağı öğrenildi.
Hatırlanacağı gibi Pazartesi günü yapılan Bakanlar Kurulu'nda, bu iş kazasının Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından soruşturması kararlaştırıldı. Hükümet sözcüsü Bülent Arınç da toplantı sonrası bunu duyurdu.
Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı olan Yunus Arıncı, Erdoğan'ın oğlu Bilal'in yakın arkadaşı. Yani Erdoğan'ın arkadaşını, Bilal'in arkadaşı soruşturacak.
Arıncı'nın "güvenilir eleman" denilerek Bilal Erdoğan'ın bürokraside göreve getirildiği iddiaları medyada yer almıştı.
Bu bağlantının detaylarını Aydınlık gazetesi yazarı İsmet Özçelik yazdı. Kendisine gelen bir telefonla olayın detaylarını öğrendiğini belirten Özçelik, o görüşmenin detaylarını şöyle anlattı:
"O TELEFON
Arınç'ın açıklamasının hemen ertesinde bir telefon geldi. Bir vatandaş görüşmek istediğini söyledi. Kabul ettim. Bir pastanede buluştuk. Önce kendinden bahsetti. Nerede çalıştığını yazmayacağım. Ama Başbakanlıkta olan biten birçok şeyi biliyor. "Sizi yakından izliyorum. Çok önemli bir iş yapıyorsunuz. Vatan görevi yapıyorsunuz" dedi.
Sonra konuya girdi:
"İstanbul'da 10 işçinin öldüğü inşaatın sahibi Aziz Torun şu andaki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın arkadaşı. Özel ilişkileri vardır. Zaten gizleme gereği de duymazlar. Hatta Aziz Torun bu samimiyetin propagandasını gereğinden fazla yapar. Herkesin bunu bilip kendisine ona göre davranmasını ister"
OLAYI KİM SORUŞTURACAK?
Bu bilgileri pek önemsemediğimi fark edince esas konuya geldi:
"Bu adam Erdoğan'ın arkadaşı. Ortada 10 ölü var. Yapılan açıklamalar Aziz Torun'un şirketinin bu işte suçlu olduğunu gösteriyor. Şimdi sıkı durun. Bakanlar Kurulu'nda hangi karar alındı. Bu olayı Başbakanlık Teftiş Kurulu soruşturacak. Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı kim? Yunus Arıncı. Yunus Arıncı kim? Erdoğan'ın oğlu Bilal'in yakın arkadaşı. Yani Erdoğan'ın arkadaşını, Bilal'in arkadaşı soruşturacak. Artık gerisini siz düşünün."
Arkasından da ilave etti:
"Şu anda Başbakanlığın derin kulislerinde bu durum konuşuluyor. 'Bu ilişkiler açığa çıkarsa soruşturma baştan şaibe altına girer' deniliyor."
BİLAL'İN ARKADAŞLARI
Birden jeton düştü. 3 Şubat tarihli Aydınlık'ta, Bilal'in arkadaşlarının "güvenilir eleman" olarak bürokraside köşe başlarına nasıl getirildiğini aktarmıştım. Bunlardan birinin de Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Yunus Arıncı olduğunu duyurmuştum. Yunus Arıncı, 2007-2009 yılları arasında Amerika'da Indiana Üniversitesi'nde Yüksek Lisans yapmış. Erdoğan'ın çocuklarıyla bu dönemde tanışmış. "Amerika dostlukları" var.
Göreve gelişinde Bilal Erdoğan'ın etkili olduğu konuşuluyor. O'nun da bundan pek rahatsız olmadığı belirtiliyor. Hatta Arıncı'nın arkadaş sohbetlerinde Bilal'le arkadaşlığına özel vurgu yaptığı ifade ediliyor.
SORUŞTURMA
Bu durum elbette soruşturma mutlaka sağlıksız yapılacak anlamına gelmez. Ama piyasaya düşen ses kayıtlarını ve yaşadıklarımızı, duyduklarımızı hesaba katınca, insanın aklına her şey geliyor işte!
"Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımızın teminatıdır" durumu sözkonusu!
Ne de olsa devir AKP devri. Yasa, kural dinleyen yok. Erdoğan emretti mi akan sular duruyor. Gerekirse bir günde yeni yasa çıkarılıyor.
Bakalım Başbakanlık Teftiş Kurulu, okul parası için ölen 18 yaşındaki lise öğrencisi Erdoğan Polat'ın hakkını mı koruyacak, yoksa Erdoğan'ın arkadaşı, AKP dönemi zengini Aziz Torun'u mı?
Daha da önemlisi Erdoğan ve Bilal bu konuda ne söyleyecekler. İzliyoruz."

Kaynak ulusalpost

Bayraktar: Çalışmadan kazananlar lobi yaptı!

Eski TOKİ Başkanı ve Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar: "Dünyayı kafama yıktılar. Çalışmadan kazananlar lobi yaptı"

Eski TOKİ Başkanı ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar inşaatlarda güvenlik için imar yönetmeliği yaptıklarını dile getirerek “Bunun altında kaldım. Dünyayı kafama yıktılar, ertelendi. Çalışmadan kazananlar lobi yaptı” diye konuştu.
İstanbul'daki asansör faciasından sonra yapı denetimi ve iş güvenliği yeniden tartışılıyor. 17 Aralık operasyonu sonrası istifa eden, uzun yıllar TOKİ Başkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bu işinpatronluğunu üstlenen Erdoğan Bayraktar, “Biz bu tür konuları da kapsayan bir imar yönetmeliği yaptık ve ben altında kaldım. Dünyayı kafamıza yıktılar erteledik” dedi.
NEDEN İMAR YÖNETMELİĞİ AMA...
Bayraktar, Hürriyet’in konuya ilişkin sorularını yanıtladı. Bayraktar, inşaat sektöründe çalışmanın diğer birçok sektörden farklı olduğuna dikkat çekti. Bu sektörde gündelik çalışma yapıldığını ve elemanların büyük bölümünün kalifiye olmadığını belirten Bayraktar, “Bu nedenle inşaatlarda sorumluluk şantiye şeflerinde ve yapı denetim elemanlarında olur” dedi. Kendi döneminde tüm bu konuların yer aldığı bir imar yönetmeliği yaptıklarını ifade eden Bayraktar şunları söyledi:
DÜNYAYI KAFAMA YIKTILAR
“Şu anda kentlerdeki imar yoğunluğunun nedeni imar yönetmeliği. Ama biz bunun yönetmeliğini yaptık ve ben altımda kaldım. Dünyayı kafama yıktılar ve ertelediler. Neden çünkü 1 emsal, 2 emsala çıkarılıyor, 3 emsala çıkarılıyor. Tüm bunlar olmasın diye imar yönetmeliği yaptık kadük kaldı. Yapı denetim kanunu yaptık kadük kaldı. Yeni bir hükümet var. Umarım süratle yaparlar. Sadece yasa yönetmelik işi değil, uygulama da gerekiyor. Biz ruhsatı çabuk verelim, denetimi artıralım istemiştik.”
SİNEK GİBİ İNSAN ÖLÜYOR
Erdoğan, “Kim bu düzenlemeleri erteletti” sorusuna, “Çalışmadan kazananlar lobi yaptı. Biz imar rantından kazanılan para belediyelerin kasasına gitsin istedik” yanıtını verdi. Sadece dua ve iyi niyetin ötesinde teknoloji ve tekniğe de kazaların durdurulması için ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Bayraktar,“Bilimsel, teknik olarak da kazaların önlenmesi için ne yapılacağına bakılmalı. Sinek gibi insan ölüyor, buna can mı dayanır? Ben işten anlarım, siyasi dalavereden anlamam” ifadelerini kullandı.
İNŞAAT DURDUĞU AN SANAYİ DE DURUR
Son dönemde inşaatın payının çok arttığı ve inşaattan sanayiye geçilmesi gerektiği tartışmalarını da değerlendiren Bayraktar, “İnşaat sektörü dursun denmemeli, doğrusu ‘sanayiyi geliştirmemiz lazım’ olmalı. Araba montajı yapıldığında sanayi yapıyorum denemez. Yeni ürünler geliştirmek, sanayiyi ilerletmek gerekiyor. Yoksa inşaatı durdurduğun an sanayi de durur” görüşünü savundu.

HÜRRİYET

Terör örgütü IŞİD'in yöneticisi Türkiye'de tedavi edildi!

Terör örgütü IŞİD'in lideri Ebubekir El Bağdadi'nin sağ kolu Ahmet El. H.'nin Türkiye'de tedavi edildiği iddia edildi.

Geçen ay Rakka’ya yapılan ABD bombardımanında sol bacağı kopan, IŞİD’in tepe isimlerinden Ahmet El H.’nin Türkiye’de tedavi edildiği belirlendi.
Nato’nun Galler’deki zirvesinde Türkiye’nin de aralarında yer aldığı koalisyon gücü ile operasyon düzenlenmesi kararlaştırılan IŞİD ile ilgili ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. 49 Türkiyeli rehineyi yaklaşık üç aydır serbest bırakmayan IŞİD’in, operasyonlar sonrasında yaralanan militanlarını Şanlıurfa’daki hastanelerde tedavi ettirdiği belirlendi. Bu çerçevede Ağustos ayı başında gerçekleşen operasyonlarda yaralanan 8 IŞİD militanının Şanlıurfa’ya getirilerek tedavi ettirildiği saptandı.Türkiye’de tedavi olan İŞİD militanları arasında, örgütün lideri Bağdadi’nin sağ kolu Ahmet El H.’nin de bulunduğu öğrenildi. Söz konusu IŞİD üyelerinin tedavi giderlerinin ise devlet tarafından üstlenildiği de kaydedildi.
Dünya’nın NATO toplantısıyla IŞİD terör örgütüne karşı önlem almak için seferber olduğu dönemde, IŞİD’in Türkiye’den sağladığı desteklerle ilgili de yeni bilgi ve belgeler ortaya çıktı. Taraf’ın güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, IŞİD militanları yaralılarını Güneydoğu illerindeki bazı hastanelerde tedavi ettirmeye devam ediyor. Özellikle ABD hava saldırılarının başladığı Ağustos ayından bu yana birçok IŞİD militanı yaralandı. Örgütün üst düzey yöneticilerinin de yer aldığı yaralılar Şanlıurfa’daki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı.
Bu çerçevede Ağustos ayı başında hava saldırıları sonucu yaralanan 8 IŞİD militanı Şanlıurfa Akçakale Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye getirildi. Ve tedavileri Şanlıurfa’da bulunan değişik hastanelerde gerçekleştirildi. Kayıtlara da geçen ve tedavi edilen 8 IŞİD militanının isimleri şöyle: Mustafa A., Yusuf El R., Mustafa H., Halil El M., Muhammet El H., Ahmet El S., Hasan H., Salim El D. IŞİD militanlarının yaralarına göre tedavi süreleri de değişti. Bazı örgüt üyelerinin tedavileri ise uzun sürdü. Bu kişilerin tedavi giderlerinin tamamı devlet tarafından üstlenildi.
SAĞ KOLUN SOL AYAĞI KOPMUŞ
8 IŞİD militanının tedavileri devam ederken geçtiğimiz günlerde örgütün lideri olarak görülen Bağdadi’nin sağ kolu olarak nitelendirilen Ahmet El H.’nin de Türkiye’ye getirilerek tedavi edildiği belirtildi. Ahmet El H.’nin örgüt içinde IŞİD’in Emniyet Genel Müdürü olarak nitelendirildiği ve birçok operasyon kararını da kendisinin verdiği öğrenildi. Ahmet El H.’nin, 20 Ağustos 2014 tarihinde Rakka’nın bombalanması sonucu sol ayağını kaybettiği kaydedildi. Ahmet El H.’nin, Türkiye’ye sol ayağı kopmuş halde getirildiği ifade edilirken, örgüt yöneticisinin tedavisinin özel bir hastanede gerçekleştirildiği ve tüm giderlerinin devlet tarafından karşılandığı belirtildi.
TARAF

Tasarı meclisten geçti! Vatandaşın bu borçları siliniyor!

Yeni "Torba Kanun Tasarısı" meclisten geçti. İşte Torba'da yer alan SGK ve Vergi affına ilişkin detaylar.....

Torba Yasa ile devlete, belediyelere türlü türlü borcu olan milyonlarca vatandaşa yeni bir taksitlendirme ve gecikme faizlerinden kurtulma şansı tanındı.

Somalı madencilerden, taşeron sistemine, 35 bin öğretmen atamasından vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasına kadar milyonları ilgilendiren birçok alanda düzenlemeleri içeren “Torba Kanun Tasarısı”TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yeni yasada milyonlarca kişinin merakla beklediği gecikmiş ya da ödenmemiş vergi ve SGK borçlarının yeniden düzenlenmesi ile ilgili maddeler yer aldı.

Vergi cezaları

- Vergi asıllarının tamamı, cezaların tamamı yeniden yapılandırma kapsamında tahsil edilecek.

- Kanun kapsamındaki vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş olan vergi cezalarının yüzde 50’sinin belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 50’sinin tahsilinden vazgeçilecek.
120 TL’nin altı silindi

- Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun ile Kabahatler Kanunu’na göre yasak yerlerde tütün mamulleri tüketenlere verilen idari para cezaları hariç olmak üzere, 31 Aralık 2013 tarihinden önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan her bir kabahat için 120 TL altında kalan idari para cezaları tebliğ edilmeyecek, tebliğ edilenlerin alacakların tahsilinden vazgeçilecek.
Kulüp borcuna taksit

- Karayolları Genel Müdürlüğü Kanunu gereğince verilen idari para cezası ile birlikte ilgilisine tebliği gereken ve tutarı 12 TL ve altında kalan geçiş ücretleri tahsilinden de vazgeçilecek.

- Emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve bunlara bağlı vergi cezaları, belediyelerin su abonelerinden su kullanımından kaynaklanan alacakları, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları hakkında da bu kanundaki düzenlemeler uygulanacak. 

- Kanun, SGK borçlarını da yeniden yapılandırarak, gecikme cezası ve gecikme zammını yeniden düzenliyor. Buna göre, 2014 yılı nisan ayı ve önceki aylara ilişkin ödenmemiş olan sigorta primi, emeklilik keseneği, kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi için hesaplanacak tutarın ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilecek.

- Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüpleri, SGK ile Maliye’ye olan borçlarını ikişer aylık dönemler halinde azami 42 eşit taksitte ödeyebilecek.

Kıdem tazminatına düzenleme

- KANUNLA, kıdem tazminatına ilişkin düzenlemeler de yapılıyor. Buna göre, aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait iş yerlerinde çalışmış olanların, kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit edilecek.

- Kıdem tazminatı tutarı, iş yerlerinin bütçe tertibinde ve gider kalemlerinde yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenecek.

- İşçilere ödenecek kıdem tazminatı, kamu kurum veya kuruluşları arasında kendi payları oranında dağıtılacak.

Borçlara 18 taksit

- BU düzenlemeden yararlanmak isteyenler kanunun yayımının ardından ilk üç ay içinde başvurucak ve ödemeyi en fazla 18 eşit taksitte tamamlayacak.

- Borcun tamamı ilk taksitte ödenirse herhangi bir faiz uygulanmayacak. Borcun taksitle ödenmesi halinde 6, 9, 12 ya da 18 eşit taksiti tercih edebilecek.

- Kamu borçlarının yapılandırılmasından esnaf, sanatkar, çiftçi ve diğer bağımsız çalışanlar da faydalanacak. Söz konusu çalışanlarda prim borçları nedeniyle sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan, 3 ay içinde başvuruda bulunarak, primlerini ödemeleri halinde sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilecek. 

- Kanundan yararlanmak isteyenler, taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir yılda iki defadan fazla yerine getirmezlerse haklarını kaybedecek.

- Taksit tutarının yüzde 10’unu aşmamak şartıyla 5 liraya kadar yapılmış eksik ödemeler ihlal sayılmayacak.

- Düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların, dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şartı aranacak.

Muayene yaptırmayan % 5 cezadan kurtuldu

- Torba Kanun ile araç muayenesini zamanında yaptırmayanların cezaları ve gümrük vergisi borçları da yeniden yapılandırılıyor.

- Araç muayenesini zamanında yaptırmamış olanlar, 31 Aralık 2014’e kadar araç muayenesini yaptırırsa aylık yüzde 5 ceza yerine kanunun yayımlandığı tarihe kadar enflasyon farkını; yayımı izleyen aylarda ise aylık yüzde 1 farkı ödeyecek.

- 30 Nisan 2014’ten önce ödenmemiş gümrük vergileri ve cezaları ile bunlara bağlı idari para cezaları, faiz, gecikme faizi ve gecikme alacakları yerine, enflasyon farkı ödenirse faiz ve gecikme faizi gibi alacaklardan vazgeçilecek.

Gündelikçiye sigorta

- EV hizmetlerinde aynı kişi yanında ay içinde 10 günden az çalışanlar adına günlük kazanç alt sınırının yüzde 2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi çalıştıranlar tarafından ödenecek. Bu kişiler, emeklilik ve genel sağlık sigortası primlerini istemeleri halinde kendileri yatıracak.

- Ev hizmetlerinde bir kişiyi ayda 10 günden az çalıştıranlar işveren sayılmayacak. 

-Ev hizmetinde 10 günden fazla çalışanlar sigortalı yapılacak. Sigorta bildirimini ayın sonuna kadar yapmayan işverene asgari ücret tutarında ceza kesilecek.

Kaynak ulusalpost

O Bakan, Ağaoğlu için Erdoğan'a yalvardı!

17 Aralık sabahı gözaltına alınan bürokratıyla görüşmesi dinlemeye takılan Bayraktar, 17 Aralık operasyonunda gözaltına alınan isimlerden işadamı Ali Ağaoğlu’nun İstanbul’daki bir projesi için yaptığı aracılık ortaya çıktı.

Halktan ve Meclis’ten gizlenen 4 bakan hakkındaki 17 Aralık fezlekelerinin eklerinden çok önemli ayrıntılar çıkıyor. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında hazırlanan fezlekede yer alan ve Adalet Bakanlığı’na gönderilen bir yasal dinleme kaydı“bir bakanın, bir işadamı için başbakana yarım saat yalvardığını” ortaya koyuyor.
17 Aralık sabahı gözaltına alınan bürokratıyla görüşmesi dinlemeye takılan Bayraktar, 17 Aralık operasyonunda gözaltına alınan isimlerden işadamı Ali Ağaoğlu’nun İstanbul’daki bir projesi için yaptığı aracılığı, “Onun şeyini zorla okeylettim. Başbakan’a arz ettim bugün okeylettim onu. Söyle ona, onu yani ama yarım saat yalvardım yani onun için artık”sözleriyle itiraf ediyor. Fezlekede Bakan Bayraktar ile işadamı Ağaoğlu arasındaki önemli bir görüşmede dinlemeye takılıyor. Bugüne kadar kamuoyuna yansımayan bu görüşmelerde Ali Ağaoğlu’nun dönemin başbakanı şimdinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle Diyarbakır’daki İlim Yayma Cemiyeti için bir“hayır” işi yaptığı anlaşılıyor. Bayraktar aynı “hayır işinden” memleketi Trabzon’a da yapması için Ağaoğlu’ndan ricacı oluyor. Ağaoğlu da Bayraktar’ı kırmayarak “Trabzon’a da seve seve yaparız” diyor. Bakan Bayraktar ve işadamı Ağaoğlu yapılan bu hayır işlerinin “Başbakan’a sunulacak bilgi notuyla paylaşılması için” de anlaşıyor.
‘Başbakan’a söz verdim’
Tarih: 22 Ekim 2012… Saat: 12.23… Telefonun bir ucunda dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar diğer ucunda işadamı Ağaoğlu var. Görüşme 1 dakika 34 saniye sürer…
Erdoğan Bayraktar: Efendim.
Ali Ağaoğlu: Sayın Bakanım saygılar sunuyorum hayırlı haftalar diliyorum.
E.B.: Size de size de…
A.A.: Sağolun Sayın Bakanım bu İlim Yayma Cemiyeti’nin Diyarbakır Başkanı Doçent Doktor Mustafa Sarıbıyık…
E.B.: Hı sen yapmışsın zaten yapacağını yapmışsın daha bir şey yapmana gerek yok oraya ya Diyarbakır’a bir Trabzon’a yapacağız bir Diyarbakır’a. Bakanı var bilmem nesi var bizim Trabzon’da sıkıntılarımız var ya.
A.A.: Tamam o diğer şey, Trabzon ayrı, o benim kendi memleketim seve seve yaparım oraya ama burası Sayın Başbakan’ın da şeyi olduğu için orda da söz verdim ona.
E.B.: Hayır tamam da onları bana bilgi notunu ver bende Başbakan’a arz edeyim onları diyeyim ki yani şey yapalım yani işte böyle böyle yapıldı diye sen kendin görüşürsen sen kendin.
A.A.: Orda Vali he Vali Bey olsun Mustafa şey Cumaali işlem şey olsun orda geldiler şey yaptılar ben de orda bizzat Sayın Başbakanım buna çok önem verdiğini bildiğim için bakarız demiştim şimdi yapın talimatını verdim parada gönderdim size de şey… akşam şeye sormuştunuz ya.
E.B.: Tamam sen şey yap.
A.A.: Şey yani Mustafa Sarıbıyık Doçent Doktor oranın başkanı.
E.B.: Tamam tamam sen onu onun birisine bilgi notu hazırlattır ki bende bulunsun sen kendin Başbakan’a ulaşırsan kendin arz edersin olmazsa ben arz ederim.
A.A.: Tamam Sayın Bakanım ben onun şeyin üzerindeyim.
E.B.: Tamam olur olur hadi kolay gelsin…
Bu görüşmeden tam iki ay sonrası…
Tarih: 25 Aralık 2012… Saat: 17.40… Telefonun bir ucunda Bakan Bayraktar, diğer ucunda 17 Aralık operasyonu kapsamında gözaltına alınan isimlerden Emlak Konut GYO Başkanı Murat Kurum var. Bu görüşme Bayraktar hakkındaki fezlekeye “Ağaoğlu Bakırköy 46 isimli proje için illegal bir şekilde imar izni alınması karşılığında maddi menfaat temin edilmesi” başlığı altında özetlenerek konulmuş. Yasal dinleme kaydının tam metni şöyle:
‘Bizim yüzümüzü güldürsün ya’
Murat Kurum: Buyurun Bakanım.
Erdoğan Bayraktar: Ne var ne yok Murat nasılsın?
M.K.: Sağolun Bakanım siz nasılsınız.
E.B.: Vallahi biz de mücadele ediyoruz, koşturuyoruz yoğun işte.
M.K.: Allah kolaylık versin Bakanım ben bu şeyle ilgili bilgi vereyim diye aradım Bakanım bugün bizim Kartal’ın şeyini yaptık.
E.B.: Ha
M.K.: Ee oraya en yüksek teklif 534 milyon arsa payı geldi
E.B.: He
M.K.: Yüzde 40 e Eltes ile Dap Yapı
E.B.: Kimdir Eltes.
M.K.: Eltes Ağaoğlu’nun başka bir firması Dap yapı da bu Ziya Yılmaz var belki bu Kartal da projeleri filan var.
E.B.: Ha
M.K.: İkincisi de Ofton 530.
E.B.: Ha
M.K.: Attı o da böyle bir teklif geldi Bakanım.
E.B.: Onun şeyini zorla okeylettim bugün bu Bakırköy’deki imar planını yapmıştım onu da Başbakan’a arz ettim bugün okeylettim onu söyle onu yani ama yarım saat yalvardım yani onun için artık.
M.K.: Tamam bununla ilgili Bakanım sizde uygun görürseniz şeyin öne çıkmasını istiyorum yani bu Ziya Dap Yapı’nın
E.B.: Ziya Ziya çıksın öne.
M.K.: Ha ha yani çünkü zaten hani o bölgede iş yapan da o.
E.B.: Ha ha Dap Yapı desin Dap Yapı diye onu öyle lanse etsinler.
M.K.: Hı hı tamam ben o şekilde şey yapayım ee şeyi bekleyelim mi?
E.B.: … kaçıncı oldu Mesa kaçıncı oldu?
M.K.: Onlar ya 3 ya 4 Bakanım e şimdi dışarıdayım satış ofisindeyim.
E.B.: Ha.
M.K.: E 4. ya da 3.
E.B.: Tamam
M.K.: Yani tabii şey hani yüksek bir teklif bayağı katılım talep vardı da şeyde artık yapacak bir şey yok.
E.B.: Kaç kişi katıldı.
M.K.: 10 kişi şey yaptı 2. şeyi.
E.B.: Ha çok rakam ya.
M.K.: Baya çekişme oldu yani.
E.B.: Ha tamam.
M.K.: Bu şeyle ilgili ne ne yapalım onay işlemine devam edelim mi Bakanım?
E.B.: Onayla gitsin ya yani yapacak bir şey yok adam ihaleye girmiş almış ya.
M.K.: Tamam.
E.B.: Yani çünkü bir şey yok ki orada adam normal açık ihale adam dünyanın parasını vermiş yapacak bir şey yok 50 kusür milyon lira sana peşin verecek.
M.K.: Evet…
E.B.: 50 kusür milyon lira sana peşin verecek.
M.K.: Evet Bakanım.
E.B.: Yapacak bir şey yok onu onayla.
M.K.: Tamam Bakanım e bu Kayabaşı’nda okul vardı onu da şey yapacağım.
E.B.: Onu verme ona artık canım.
M.K.: Öyle mi?
E.B.: Yok canım adamlara bunlar çünkü adam iflahı kesilmiş ya adama şimdi oraya okul yap buraya okul yap doğru değil ki ya.
M.K.: Hım.
E.B.: Adam şimdi işini doğru dürüst yapsın ya bizim yüzümüzü güldürsün ya.
M.K.: Anladım tamam bakanım.
E.B.: Ha iyi oldu çok sağol, hayırlı akşamlar.
M.K.: Peki Bakanım hayırlı akşamlar.

KAYNAK: CUMHURİYET

10 Eylül 2014 Çarşamba

Fuatavni, Erdoğan'ın o gizli toplantısını deşifre etti!

Twitter fenomeni ve hükümetin korkusu Fuat Avni, Erdoğan’ın da katıldığı gizli Bank Asya toplantısını deşifre etti.

Twitter’da yazdıkları ile gündeme bomba gibi düşen Fuat Avni Beylerbeyi Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığını iddia ettiği ‘ekonomi zirvesi’ni deşifre etti.
Fuat Avni’nin iddialarına göre; toplantıya Erdoğan ile birlikte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Çetinkaya, Ziraat Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan katılmıştı.
Bankasya'nın batırılması konusunun ele alındığı Beylerbeyi toplantısının hayli gergin bir havada geçtiğini anlatan Fuat Avni şoke eden iddialarda bulundu. Fuat Avni’nin iddialarına göre Ali Babacan toplantıda Bank Asya’nın Ziraat Bankası tarafından satın alınması gerektiğini devlet eliyle bir banka batırmanın ekonomi için risklerine dikkat çekiyordu.
Yine iddialara göre; BDDK Başkanı da toplantı da Ali Babacan’ın bu görüşüne katılarak "Ziraat Bankası, bu bankayı değerinin çok altında alır" dedi.

Fuat Avni iddialarında toplantıda Ziraat Bankası Genel Müdürü’nün ise 'Cemaate bir de para mı vereceğiz bankayı batırıp TMSF'den beş kuruş ödemeden alalım' dediğini SPK Başkanı’nın da "Banka hisselerinin tahtasını kapatarak bankanın kamuoyundaki algısını olumsuz yönde etkiledik ve bozduk" ifadelerini kullandığını aktardı.

"BANK ASYA İLE İLGİLİ SORUMLU SİZSİNİZ!"
Fuat Avni’nin iddialarında en çok dikkat çekeni ise Erdoğan’ın herkesi dinledikten sonra toplantıya katılanları şok eden bir açıklama yaparak 'Bankasya'yı öldürmüşsünüz benim ipi çekmemi bekliyorsunuz' dediğini öne sürmesiydi. Fuat Avni, Erdoğan’ın açıklamalarının devamında ise 'Bu işin sorumlusu sizsiniz, ben size herhangi bir yönlendirme yapmadım, yapmam' diyerek herkesi yüzüstü bıraktığını öne sürdü.
İşte Fuat Avni’nin Beylerbeyi’ndeki Bank Asya ile ilgili o toplantıdan aktardıkları:
1. Dünkü toplantının temeli 20 Ağustos'ta İstanbul Beylerbeyi sarayında toplanılarak atıldı. Orada alınan kararlar netleştirildi.
2. Toplantıya BDDK, SPK, TMSF Başkanları, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Çetinkaya, Ziraat GM Hüseyin Aydın ve Ali Babacan katılmıştı.

3. Bankasya'nın batırılması konusunun ele alındığı Beylerbeyi toplantısı hayli gergin geçiyordu. Tiran, toplantıya geleceğini bildirmişti.

4. Tiran, gelmeden önce Babacan 'Bankasya'yı devlet batırıyor durumuna düşmemeliyiz, ekonomi için risk oluşur, Ziraat'in alması makul' dedi.

5. Malumunuz Babacan bunu daha sonra basınla paylaşmış ve Yiğit Bulut, Tiran'ın emriyle Babacan'ı, 'Gülen'in adamı diye suçlamıştı'.

6. Tiran, Bankasya'yı batırma toplantısına çok geçmeden beklendiği gibi helikopterle geldi. Onun gelmesiyle fikirler tekrar dile getirildi.

7. BDDK Başkanı 'Bankasya'nın devlet eliyle batırılması sistematik risk doğurur, Ziraat Bankası, bu bankayı değerinin çok altında alır' dedi

8. Sistematik risk 'Bir bankanın batması durumunda ödemeler sistemin dengesini bozacağından başka bankaların batmasına neden olabilir' demek

9.Sistematik riske rağmen Ziraat GM Hüseyin Aydın 'Cemaate bir de para mı vereceğiz bankayı batırıp TMSF'den beş kuruş ödemeden alalım' dedi

10. Hüseyin Aydın'ın, Bankasyayı batırıp devralma fikri Tiran'ın çok hoşuna gitti. Aydın'ın tek hedefi Tiran'ın gözüne girmeyi başarmaktı.
11.TMSF Başkanı:
'Bankasya'nın batırılması 2001 krizine benzemez, açılacak davalar sonucu Kentbank'a ödenenden çok daha fazlasını öderiz.'


12. TMSF Başkanı:
'Ancak BDDK bankayı devretmesi durumunda üzerimize düşen görevleri yapmaya hazırız' dedi.
13. SPK Başkanı: 'Banka hisselerinin tahtasını kapatarak bankanın kamuoyundaki algısını olumsuz yönde etkiledik ve bozduk' dedi.
14. Merkez Bankası Yrd.Çetinkaya: ' Bugüne kadar hukuki çerçevede kaldık. Artık sizin emirleriniz doğrultusunda gerekeni yaparız' dedi.
15. Tiran, herkesin fikrini aldıktan sonra heyeti şok edecek bir açıklama yaptı. 'Bankasya'yı öldürmüşsünüz benim ipi çekmemi bekliyorsunuz'
16. Tiran:
'Bu işin sorumlusu sizsiniz, ben size herhangi bir yönlendirme yapmadım, yapmam' diyerek herkesi yüzüstü bıraktı.
17. Tiran, BDDK Başkanı'na 'Sen 69-70 yazacaktın, yazdın mı?' diye sordu. BDDK Başkanı yutkunarak  'Hayır yazamadık' dedi.
18. Sinirlenerek Hüseyin Aydın'a dönen Tiran, 'Yarın satış görüşmesini bitir ve medyaya açıkla' diyerek toplantıdan ayrıldı.

19. Tiran, çıkınca hepsi şoka girmiş bazıları ağlamaklı olmuştu. Her şeyi Tiran'la konuşarak yapmışlar ama Tiran suçu onlara atmıştı.

20. Babacan, 'Adamı görüyorsunuz. Yarın Ziraat, almaktan vazgeçtiğini açıklasın, BDDK da Bankasya'yı fona devretme kararı alsın' dedi.

21. Tiran ve Babacan, 20 Ağustos'taki toplatıda bürokratları satmıştı. Bu toplantıdan dünkü toplantıya kadar iki toplantı daha yapıldı.

22. Gelelim, BDDK'nın 'Yakın İzlemesi'nde olan 10 bankaya. Bankacılık kanunun 73. ve 74. maddelerince isimlerini yazmayacağım.

23.Bir kamu bankası 10 yıldır 68. madde kapsamında takipteymiş

24. Uluslararası bir banka 68. madde kapsamında takipte.
Gerekçe:
Faaliyetlerini bağımsız gerçekleştirememe, risklerini kontrol edememe.

25.Bir yabancı banka 4 yıldır 68. madde ile takipte Gerekçe Bilgi işlem sisteminin denetime elverişli olmaması, muhasebe sisteminde zafiyet
26. Bir banka 70 madde kapsamında takipte
Gerekçe:
-Hakim ortaklara usulsüz kredi kullandırma
-Kredilerin kalitesiz olması

27. Aynı banka için diğer gerekçeler:
- Ortaklık yapısının şeffaf olmaması.
- Organizasyon, işleyiş ve iç süreçlerindeki sıkıntılar.
28. Bir diğer banka 3 yıldır 68. madde kapsamında takipte.

Gerekçe:
6 yılı aşkın sürede faaliyetlerinden kar elde edememesi.

29. İşin özeti dünkü toplantının elime geçen raporuna hakim olduğumu anlatma adına bu kadar detay yeterli. Diğerlerini gerektiğinde yazarım.

30. Tiran, BDDK, SPK, TCMB ve BİST'i kullanarak uzmanların sistemik risk uyarısına rağmen 17 Aralık'tan beri bir bankayı batırmaya çalışıyor.

31. Babacan, BDDK, SPK, TCMB, TMSF Başkanları ve Hazine Müsteşarı Finans İstikrar Komitesi'nde aldığınız kararları hatırlıyor musunuz?

32.Finans İstikrar Komitesi'nde aldığınız kararları uygulayacak mısınız? Uygulamadığınız takidirde hukuki sorumluluğunuzun farkında mısınız?

33. Sistemik riskle oluşacak bütün ödeme düzensizliğini siz mi üstleneceksiniz?
Tiran'ın hırsı sizin de sonunuz olacak.


34. Ekonominin koca kafaları bir bankayı batırarak, zincirleme, bütün bankaları ve ekonomiyi alt üst edip batıracaklarının farkında değil.
35. Eni sonu yargı önünde ip gibi dizileceksiniz. Siz değil miydiniz 'Yirmi yıl sonra bile bizi hapse tıkacak bir adım atmayalım' diyen?
100920140913548650715_3.jpg
KAYNAK: ROTAHABER

'Dik duran herkesi darbecilikle suçluyorlar'

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, partisinin Bolu İl Başkanlığı'nı ziyaret etti.

Mutlu YUCA / BOLU, (DHA) - CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine oy veren delegeleri aşağıladığını öne sürerek, "Makarnacı, kömürcü diye seçmeni aşağılayan bir yapı var Türkiye'de. Makarna, kömür veriyormuş, insanlar da AKP'ye oy veriyormuş. Bu seçmeni aşağılayan mantıkla delegeyi aşağılayan mantık aynı mantık. Bu mantıktan iktidar çıkmaz" dedi.
CHP Bolu İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Muharrem İnce çiçeklerle karşılandı. Kurultayda kendisiyle birlikte hareket eden CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan ile birlikte partilileri selamlayan İnce'ye partililer yakın ilgi gösterdi.
Partililere seslenen İnce büyük hasreti gidermek için bir yolculuğa çıktığını belirterek şöyle konuştu:
"Siyaset dik duranların işidir. Siyasette bir büyük yolculuğa çıkarken aşkı da görürsünüz, ihaneti de görürsünüz. Bolu milletvekili sevgili kardeşim Tanju Özcan da bu büyük yolculukta beni hiç yalnız bırakmayan arkadaşımızdır. Emin olun ki bir haksızlığa, bir direnişe öncülük yapan, bana göre Tanju Özcan Bolu'nun çağdaş Köroğlu'sudur. Sınavlarda çocuklarımızın soruları çalındı, sandıklarda oylarımız çalındı. En son baktık ki en son mahallemiz çalınmış. Mahallemizi bile çalıyorlar. İşte böyle herşeyin çalındığı bir ortamda IŞİD'e unsur diyen, kafa kesen teröristlere terörist bile diyemeyen bir iktidar Çarşı'ya darbeci diyor. Çarşı darbeye karşı bir kere. Dik duran, muhalif olan herkesi darbecilikle suçlayan bir iktidar var. Hırsızlık onlarda, yağma onlarda, darbe paranoyası onlarda."
'GENEL BAŞKAN'IN AÇIKLAMALARINA ÜZÜLDÜM'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına üzüldüğünü anlatan İnce, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Bana oy verenleri aşağılıyor. 'Koltuk için oy vermediler' diyor. Sayın genel başkan önce parti meclisi üyeleri ve milletvekillerinin oy kullandığı sandığa bak. Kimin o koltuk için oy kullandığını daha iyi görürsün. Bu mantık doğru değil. Bu delegeyi aşağılamaktır. Seçmeni aşağılamakla delegeyi aşağılamak aynı şeydir. Elitist diyor ya sayın genel başkan, işte sana elitist mantık. Makarnacı, kömürcü diye seçmeni aşağılayan bir yapı var Türkiye'de. Makarna, kömür veriyormuş, insanlar da AKP'ye oy veriyormuş. Bu seçmeni aşağılayan mantıkla delegeyi aşağılayan mantık aynı mantık. Bu mantıktan iktidar çıkmaz."
'İŞ KAZASI DEĞİL CİNAYET'
Gazetecilerin İstanbul'da yaşanan asansör faciasının hatırlatması üzerine İnce şunları söyledi:
"Asansörlerde, derelerde insanlarımız ölüyor. Bunlar iş kazası değil, cinayet aslında. Hangisinin altına bakarsanız ya bakanlığın ihmali, ya AKP'ye yakın bir müteahhit çıkıyor. İmara açılan dere yataklarında insanlarımız boğularak ölüyor. Asansörlerde, madenlerde ölüyor. Bu AKP'nin 12 yıldır sürdürdüğü iş hayatı politikalarının bir sonucudur."

Kaynak gerçekgündem

Özel: Listeyi delmedik deliği kapattık

CHP'li Özel: "Kontenjandan geldi diyenlere en güzel cevabı delegeler verdi."
ÇAĞDAŞ SES / ECE SEVİM ÖZTÜRK - CHP 18. Olağanüstü Kurultay’da hiçbir anahtar listede ismi yer almamasına rağmen, yoğun bir delege desteğiyle Parti Meclisi’ne üye olarak seçilen CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Bu seçim kontenjandan geldi, seçilmedi diyenlere en güzel cevaptır” dedi.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP 18. Olağanüstü Kurultayı’nda 944 geçerli oyun 486’nı alarak, %54’lük bir başarı ile PM’ye 15. sıradan girmeyi başardı. CHP tarihinde benzeri çok az görülen bu destek, CHP tabanının emek ağırlıklı politikaları ön planda tutan ve parti yönetiminde evrensel sol değerleri özümsemiş isimlerin olmasını istedikleri biçiminde yorumlandı.
ÖRGÜT EMEĞİ ÖN PLANDA TUTAN İSİMLERİ PM’YE TAŞIDI
CHP tarihindeki kurultaylarda, Genel Başkanların anahtar listelerinde yer almayan isimlerin PM’de seçilmesinin çok zor olduğu bilinen bir gerçekken, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun Türkiye’nin dört bir yanından seçilerek kurultayda söz sahibi olan delege tarafından Parti Meclisi’ne taşınmasının ardından CHP’de eksen kayması tartışmalarının odağı, basında da “örgüt soldan isimleri yönetimde görmek istiyor” söylemlerinde yoğunlaştı.
Kendisini Parti Melcisi'ne taşımak için çalışan gönüllü ekibine teşekkür eden CHP'li Özel, "Kurultayda benimle birlikte 2 gün canını dişine takan 12 kişilik gönüllü ekibimize ne kadar teşekkür etsem azdır" ifadelerinde bulundu.
‘KONTENJANDAN SEÇİLDİ’ SÖYLEMLERİNE EN GÜZEL CEVABI DELEGELER VERDİ
Kendisinin 2011 genel seçimlerinde Genel Merkez kontenjanından listeye girmesini, Manisa özelinde “Seçilmeden kontenjanla geldi, delegasyon nezdinde karşılığı yok” şeklinde dillendiren küçük gruplara en güzel cevabı kurultayda delegenin verdiğini belirten CHP’li Özel, “Kurultayda en yüksek oyu Manisa delegesinin oy kullandığı sandıktan aldım. Benim için tüm ilçe başkanlarının ve delegelerinin verdiği oy çok önemliydi. Kontenjandan aday gösterilmemden dolayı ‘seçimle gelmedi’ eleştirilerine en güzel cevabı delegeler verdi. Partinin kurultaydan sonra en yetkili organı olan Parti Meclisi üyeliğine örgütün desteği ile seçildim. Hiçbir anahtar listede olmadan, rekor bir oyla PM’ye seçilmek benim için çok büyük bir onurdur. Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen delegasyonunun bana yüklediği sorumluluğun ve mesajın farkındayım. Emeği ön planda tutan politikalarla bu sorumluluğu layığıyla yerine getirebilmek için elimden gelenin fazlasını yapacağıma söz veriyorum” diye konuştu.
“EN BÜYÜK DESTEĞİ MANİSA DELASYONUNDAN ALDIM”
Kendisine bu yarışta sahip çıkan Manisa delegasyonuna teşekkür eden CHP’li Özel, “Beni ilk kutlayan Manisa delegasyonundan arkadaşlarımız oldu. Bu benim için çok değerli. Adaylığımı koymam hususunda da beni yüreklendiren dostlarımız yine Manisa delegasyonundan partililer, ilçe başkanlarımızdı. Manisa’nın çok uzun zamandır, Parti Meclisi’nde temsil edilme noktasında hasreti vardı. Parti Meclisi’nde tüm Manisa’nın sorunları ve projeleri, onların seçerek gönderdiği temsilcileri aracılığı ile tartışılacak” ifadelerinde bulundu.
LİSTEYİ DELMEDİK, DELİĞİ KAPATTIK
Liste delinmesi tartışmalarına atıfta bulunan CHP’li Özel, böyle bir söylemi kabul etmesinin mümkün olmadığını belirterek, “Özgür Özel listeyi deldi diyorlar ama biz bu partinin evladıyız. Olsa olsa açılan bir deliği kapatırız” diye konuştu.
TÜM KIRGINLIKLAR GERİDE KALDI
Manisa’da örgüt içerisindeki tartışmaların kamuoyuna yansıması durumu ile ilgili Süleyman Seba’nın “En mütevazı olduğunuz gün, en güçlü olduğunuz gündür” sözlerine atıf yaparak, birlik mesajı veren CHP’li Özel; “Biz her türlü tartışmaya sünger çektik. Benim de kırgınlıklarım oldu fakat hepsi geride kaldı. Herkesin kırgınlıkları unutarak, Manisa için canla başla çalışması için tertemiz bir başlangıç yaptık. Biz demokrasiyi özümsemiş, köklü bir siyasi partiyiz. Elbette farklı sesler çıkacak içimizde. Partili bilincimizi bir kenara atmadan hareket edecek ve Süleyman Seba’nın ‘En mütevazı olduğunuz gün, en güçlü olduğunuz gündür’ sözünü unutmadan çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diyerek, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun disiplin vurgusunu hatırlattı.

Kaynak gerçekgündem